Sağlık Çalışanlarının Sendikal Hakların ve Şeffaflık Mücadelesinde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesine Karşı Açtığımız Tevkifat Listesi Davası Zaferle Sonuçlandı.
Sağlık profesyonellerinin haklarını korumak ve sendikal faaliyetlerin şeffaflığını güvence altına almak için verdiğimiz kararlı mücadeleye bir yenisini daha ekledik. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne karşı açtığımız davada, Ağrı İdare Mahkemesi idarenin "iş yoğunluğu" bahanesine geçit vermeyerek bizleri haklı buldu ve zımnen ret işleminin iptaline oy birliğiyle karar verdi.
Daha önce Türkiye’nin dört bir yanında sağlık çalışanlarının kurumsal hakları, şeffaf yönetim ve liyakat ilkeleri için yürüttüğümüz öncü hukuki mücadelelerin bir devamı niteliğindeki bu karar, sendikal hakların engellenemeyeceğini bir kez daha tescillemiştir.
"İş Yoğunluğu" Hukuka Aykırılığın Gerekçesi Olamaz
Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde görev yapan ve hareketimize omuz veren üyelerimizin geriye dönük tevkifat listelerinin tarafımıza iletilmesi amacıyla yaptığımız başvuru, idare tarafından sessiz kalınarak zımnen reddedilmişti. Hastane yönetimi savunmasında tevkifat listelerinin iş yoğunluğu sebebiyle verilemediğini öne sürmüştür.
Ancak mahkeme, bu bahaneyi hukuka aykırı bularak idarenin yükümlülüklerini en hızlı ve etkili şekilde yerine getirmesi gerektiğine hükmetti. Karar uyarınca, 4688 sayılı Kanun’un 25. maddesi gereğince ödenti listelerinin eksiksiz bir şekilde tarafımıza ulaştırılması zorunludur.
Dijital Çağda Bürokratik Engellere Geçit Yok
Mahkeme kararının en dikkat çekici yönlerinden biri de gelişen teknolojik imkanlara yapılan vurgu olmuştur. Kararda; idarenin e-tebligat, e-posta veya SMS gibi dijital ve külfetsiz araçları kullanarak bu bildirimleri çok daha kolay yapabileceği, dolayısıyla "yoğunluk" iddiasının hiçbir hukuki zemini bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Bürokratik hantallığın arkasına sığınarak üyelerimizin ve teşkilatımızın bilgi edinme hakkını kısıtlamaya çalışan anlayış, dijital çağın ve hukukun gerçekleriyle yüzleşmiştir.
Mücadelemiz Sağlık Çalışanlarının Güvencesidir
Geçmişte olduğu gibi bugün de sağlık çalışanlarının emeğini, hakkını ve sendikal iradesini hiçbir keyfi uygulamaya kurban etmedik, etmeyeceğiz. Bu zafer, sadece Ağrı’daki üyelerimizin değil, Türkiye genelinde hakkını arayan tüm sağlık profesyonellerinin zaferidir. HEP-SEN olarak, her alanda olduğu gibi hukuki alanda da üyelerimizin her bir kuruşunun, her bir hakkının takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
HEP-SEN’in Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne karşı açtığı tevkifat listesi davası zaferle sonuçlandı.
Ağrı İdare Mahkemesi, idarenin iş yoğunluğu gerekçesiyle yaptığı zımnen ret işlemini iptal etti.
4688 sayılı Kanun uyarınca sendika üye ödenti listelerinin sendikaya gönderilmesi yasal bir zorunluluktur.
Mahkeme kararında idarelerin e-tebligat ve dijital iletişim araçlarını kullanmasının önemine vurgu yapıldı.
Sağlık çalışanlarının sendikal hakları ve şeffaflık mücadelesinde HEP-SEN bir hukuk zaferi daha kazandı.
Mahkeme, idarenin savunmasındaki "iş yoğunluğu" gerekçesini hukuka uygun bulmayarak reddetti.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları mahkeme tarafından yerinde görülmeyerek davanın esasına geçildi.
Bu karar, sağlık yönetiminde keyfi bürokratik engellerin hukuka aykırı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
HEP-SEN, üyelerinin haklarını korumak adına geçmişte olduğu gibi bugün de kararlı mücadelesini sürdürüyor.
Ağrı İdare Mahkemesi’nin kararıyla sendikal hakların engellenemeyeceği oy birliğiyle tescillenmiş oldu.