AYM’den 130 Saat Nöbet Ücret Sınırına İptal: Sağlık Çalışanlarının Emeği Angarya Değildir

AYM’den 130 Saat Nöbet Ücret Sınırına İptal: Sağlık Çalışanlarının Emeği Angarya Değildir

10 Mart 2026 tarihli ve 33192 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Anayasa Mahkemesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesinde yer alan ve sağlık çalışanlarının bir ayda alabileceği nöbet ücretini 130 saatle sınırlayan düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme, fiilen tutulan nöbetlerin bir kısmının ücretlendirilmemesi sonucunu doğuran bu sınırlamanın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 18. maddesinde güvence altına alınan “angarya yasağına” aykırılık oluşturduğunu açıkça tespit etmiştir. Bu yönüyle karar, sağlık hizmetlerinin sürekliliği gerekçesiyle çalışanların emeğinin karşılıksız bırakılmasının anayasal açıdan kabul edilemeyeceğini ortaya koyan önemli bir içtihat niteliğindedir.

Ancak söz konusu düzenlemenin yalnızca nöbet ücretinin üst sınırı ile sınırlı olmadığı; aynı zamanda sağlık sistemindeki personel planlaması ve ücret politikalarının yapısal sorunlarını da görünür kıldığı açıktır. Uzun süredir sağlık kurumlarında yaşanan personel yetersizliği, yeni kadro ve atama yapılması yerine mevcut çalışanların daha uzun sürelerle çalıştırılması yoluyla telafi edilmeye çalışılmaktadır. Üstelik bu durum, saatlik nöbet ve ek mesai ücretlerinin düşük seviyelerde kalması nedeniyle sağlık çalışanlarının emeğinin gerçek değerini yansıtmayan bir ücretlendirme modelini beraberinde getirmektedir. Bu yaklaşım, nitelikli insan gücünün korunması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir politika sorunu oluşturmaktadır.

Nitekim sağlık hizmeti, yalnızca süreklilik gerektiren bir kamu hizmeti değil; aynı zamanda yüksek sorumluluk, dikkat ve mesleki risk barındıran bir çalışma alanıdır. Buna rağmen mevcut sistemde, yeni istihdam politikaları geliştirmek yerine sağlık çalışanlarının daha fazla nöbet tutması ve daha uzun süre çalışması teşvik edilmekte; düşük saatlik ücretler nedeniyle bu durum hem çalışan motivasyonunu hem de hizmet kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararı, bu açıdan yalnızca bir hukuki düzenlemenin kaldırılması değil, aynı zamanda sağlık emekçilerinin emeğinin karşılıksız bırakılamayacağına dair önemli bir anayasal hatırlatma niteliği taşımaktadır.

Öte yandan Anayasa Mahkemesi kararlarının genel kural olarak geriye yürümemesi nedeniyle geçmiş dönem nöbet ücretlerinin otomatik olarak ödenmesi söz konusu değildir. Ancak geçmişte 130 saatin üzerinde fiilen tutulmuş ve ücreti ödenmemiş nöbetler bakımından idareye başvuru yapılması ve idarenin reddi halinde yargı yoluna gidilmesi, henüz zamanaşımına uğramamış alacaklar açısından hukuki talep ve değerlendirme imkânı doğurabilecektir.

HEP-SEN olarak bu önemli kararı sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının emeği açısından yakından takip ediyoruz. Üyelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının, nöbet çizelgeleri, puantaj kayıtları ve bordrolarını muhafaza etmelerini, olası hak taleplerinde kullanılmak üzere belgelerini saklamalarını önemle tavsiye ediyoruz. Sürece ilişkin hukuki gelişmeler, başvuru yolları ve sendikamızın atacağı adımlar hakkında kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir.

Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği, ancak emeğin hakkının teslim edildiği, adil ücretlendirme ve yeterli istihdam politikalarının hayata geçirildiği bir sistemle mümkün olacaktır. Sağlık çalışanlarının emeği angarya değildir; anayasal güvence altındaki bir haktır.


HEP-SEN  
Türkiye'nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası
@hepsen_2020
🌐 hepsen.org.tr 
☎️ 0216 759 44 14
📱 linktr.ee/hepsen_2020