Geçici Görevlendirmelerde Yeni Bir Düzen Şart: Kurumsal Hafıza, Liyakat ve Hizmet Sürekliliği Korunmalı!
HEP-SEN olarak, İl Sağlık Müdürlüklerinde geçici görevlendirmelerin sonlandırılması sonrasında ortaya çıkan personel yetersizlikleri ve buna bağlı idari sorunlara ilişkin Sağlık Bakanlığına resmi başvurumuzu gerçekleştirdik.
Bizim için mesele yalnızca geçici görevlendirmelerin sonlandırılması değildir. Asıl mesele, bu görevlendirmeler yapılırken ve sonlandırılırken kamu hizmetinin sürekliliğinin, çalışanların iş yükünün ve kurumların gerçek personel ihtiyacının birlikte değerlendirilmemesidir.
81 ilde İl Sağlık Müdürlüklerinde geçici görevlendirme ile görev yapan personelin asli kadrolarına iade edilmesi sonrasında bazı birimlerde personel sayısının kritik seviyelerin altına düştüğünü, bazı spesifik birimlerde ise hizmeti yürütecek personelin kalmadığını sahadan ve uygulamadan görüyoruz.
Kurumsal hafızanın yok edilmesine izin vermeyeceğiz
Sağlık hizmetleri, yalnızca bir personelin görev yerinde bulunmasından ibaret değildir.
Yıllarca aynı birimde görev yapan, eğitim ve sertifikasyon programlarıyla uzmanlaşan, kurumun işleyişini ve birimler arasındaki koordinasyonu bilen sağlık çalışanları, aynı zamanda kurumsal hafızanın taşıyıcılarıdır.
Bu nedenle biz HEP-SEN olarak, kurumsal hafızayı yok eden ve yetişmiş personelin deneyimini bir anda devre dışı bırakan plansız görevlendirme politikalarının karşısındayız.
Geçici görevlendirmeler sonlandırılacaksa bunun yerine konulacak personel ve hizmet planlaması da aynı anda yapılmalıdır.
Aksi halde bir tarafta personel fazlası varmış gibi görünen, diğer tarafta ise personel yetersizliği nedeniyle hizmetin aksadığı bir kamu yönetimi tablosu ortaya çıkmaktadır.
Bir personel başka yerde görev yapıyorsa gerçek personel ihtiyacı da buna göre görülmeli
Bizim üzerinde özellikle durduğumuz bir diğer konu ise personel kayıtları ve kadro planlamasıdır.
Bir personel geçici görevlendirme ile başka bir kurumda veya birimde görev yapıyorsa, fiilen görev yaptığı yerin personel ihtiyacı ve kadro planlaması yapılırken bu durum açık biçimde dikkate alınmalıdır.
Personelin asli kadrosunun bulunduğu yerde sistem üzerinde personel var görünürken, personelin fiilen başka bir kurumda görev yapması; gerçek personel ihtiyacının doğru tespit edilmesini engellememelidir.
Bu nedenle personel dağılım cetvellerinin ve norm kadro çalışmalarının fiili çalışma durumunu dikkate alacak şekilde güncellenmesini istiyoruz.
Sağlık hizmetlerinde personel hesabı kâğıt üzerinde değil, sahadaki gerçek çalışma koşullarına göre yapılmalıdır. PDC ve norm kadro taleplerinin mevcut personel krizini giderecek şekilde ivedilikle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini de açıkça ifade ediyoruz.
Geçici Görevlendirmelerde Plansızlığa Son! Görevlendirmelerde kriter istiyoruz
HEP-SEN olarak görevlendirmelerin tamamen belirsiz ve kişiye göre değişen uygulamalar olmaktan çıkarılmasını istiyoruz.
Kim, neden görevlendiriliyor?
Hangi kurumun gerçekten personele ihtiyacı var?
Görevlendirilecek personel hangi kriterlere göre belirleniyor?
Görevlendirme ne kadar süreyle yapılacak?
Personelin eğitim, deneyim ve uzmanlığı dikkate alınıyor mu?
Bu soruların tamamının cevabı mevzuat ve objektif kriterlerle açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Görevlendirmelerde;
- hizmet ihtiyacı,
- personelin eğitim ve uzmanlık alanı,
- görev deneyimi,
- liyakat,
- hizmet puanı,
- kurumun gerçek personel ihtiyacı,
- görevlendirmenin süresi ve gerekçesi
gibi kriterlerin açık, şeffaf ve denetlenebilir şekilde belirlenmesini savunuyoruz.
Bizim talebimiz nettir: Görevlendirme kişiye göre değil, kritere göre yapılmalıdır.
Sağlık Bakanlığına yaptığımız başvuruda da mevcut personelin işin niteliğine hâkimiyeti dikkate alınarak yasal çerçevede atama önceliği verilmesini; bunun mümkün olmadığı durumlarda ise atamaların şeffaf, adil ve hizmet puanı üstünlüğü ile liyakat esasına göre gerçekleştirilmesini talep ettik.
“İş yürüsün de kim yaparsa yapsın” anlayışını kabul etmiyoruz
Sağlık hizmetlerinde plansızlığın bedelini yine sağlık çalışanları ve hastalar ödemektedir.
Bir personelin görevden ayrılmasının ardından onun görevleri başka çalışanların üzerine bırakılmakta; sağlık profesyonellerinden kendi görev, unvan ve uzmanlık alanlarının dışındaki işleri de yürütmeleri beklenebilmektedir. Bu durum çalışanların iş yükünü artırırken çalışma barışını ve hizmetin sürdürülebilirliğini de olumsuz etkilemektedir.
Biz “İş yürüsün de kim yaparsa yapsın” anlayışını kamu yönetimine ve sağlık hizmetlerine yakıştırmıyoruz.
Bizim anlayışımız bellidir:
Doğru personel, doğru yerde, doğru görevde ve objektif kriterlerle görevlendirilmelidir.
HEP-SEN olarak talebimiz açık
Geçici görevlendirmelerin iptal edilmesiyle ortaya çıkan personel açığının görmezden gelinmesini istemiyoruz.
Kurumsal hafızayı koruyan, fiili personel durumunu esas alan, liyakat ve hizmet puanını gözeten, şeffaf ve objektif kriterlere dayalı bir personel planlaması istiyoruz.
PDC ve norm kadro çalışmaları gerçek ihtiyaçlara göre güncellenmeli, gerekli kadrolar ihdas edilmeli ve sağlık hizmetinin sürekliliğini sağlayacak kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir.
Biz HEP-SEN olarak sağlık çalışanlarının daha fazla iş yükü altında ezilmesini, kurumsal hafızanın yok edilmesini ve personel planlamasındaki eksikliklerin çalışanların üzerine bırakılmasını kabul etmiyoruz.
Sağlık hizmeti plansızlıkla değil; liyakat, adalet, şeffaflık ve doğru personel planlamasıyla yönetilmelidir.
HEP-SEN olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sağlık çalışanlarının hakkını, emeğini ve kamu sağlık hizmetinin niteliğini savunmaya devam edeceğiz.
HEP-SEN
Sağlık Çalışanlarının Siyasetsiz Güçlü Sesi
Görevlendirmeler kişiye göre değil, objektif kriterlere göre yapılmalıdır.
Geçici görevlendirmeler sonlandırılırken kurumsal hafıza ve hizmet sürekliliği korunmalıdır.
Fiilen başka yerde görev yapan personel, gerçek personel planlamasında doğru yerde görünmelidir.
PDC ve norm kadro, kâğıt üzerindeki değil sahadaki gerçek personel ihtiyacına göre belirlenmelidir.
Sağlık hizmetlerinde doğru personel, doğru yerde, doğru görevde ve liyakat esasına göre görevlendirilmelidir.